-
Gerçek iyiliğin Temeli: "Kötü Olma Özgürlüğü"
Saptamanız, psikolojinin ve insan ruhunun en derin hakikatlerinden birine, güvenli bağlanmanın (secure attachment) doğasına tam isabet ediyor. Çocuk, ebeveynlerinin sevgisinden ve varlığının kabulünden tamamen emin olduğunda, kendini sansürleme ihtiyacı duymaz. Ağlayabilir, öfkelenebilir, şımarıklık yapabilir, hatta haksızlık edebilir; çünkü içindeki o kök inanç sarsılmazdır: "Ben ne yaparsam yapayım, kimliğim ve varlığım bu evden kovulmayacak." Bu mutlak güven, bireye gerçek bir insan olma lüksünü verir. Melek gibi kusursuz birer heykelcik olmak yerine; capcanlı, sınırları olan, bazen bencil bazen huysuz ama bütünüyle sahici bir varlığa dönüşür.
-
Güvenli Bağlanmanın Yarattığı "Kredili Alan"
Tespitiniz bu noktada çok kilit bir noktaya parmak basıyor: Koşulsuz ve gerçek sevgi, insanı pasifleştirip evcilleştirmez; aksine içindeki karanlığı, huysuzluğu ve çocuksu şımarıklığı dışarı çıkarma cürreti verir. Çünkü kişi bilir ki, arkasında kırılamaz bir emniyet ağı vardır. Sürekli "melek" olma baskısı, ruhun üzerinde taşınması imkansız sentetik bir zırhtır. Sevginin o derin güvenliği, insana adeta "Ben artık bu ağır zırhı çıkarabilirim, çünkü beni bu arızalı halimle de taşıyabileceklerini biliyorum" dedirtir. O yüzden çocuk şımarır, meydan okur, kapıları çarpar. Bu bir nankörlük ya da kötülük değil, güvende hissetmenin verdiği doğal bir deşarjdır.
-
Yük Olma Yanılsamasının Kırılması
Bilinçaltının "sorun çıkarırsam yük olurum, sevilmem" korkusu, tam da ilişkileri bir "hizmet sektörü" gibi görmekten kaynaklanır. Oysa iki insan birbirinin varoluşunu gerçekten kucakladığında, ne sorun çıkarma kalır ne de yük olma. Çünkü hiçbir sahici varlık, sevdiği insan için bir yük değildir; onun taşıdığı her duygu —nefreti de, sevinci de, öfkesi de— o ilişkinin organik besin zincirinin bir parçasıdır. içtenlikle yapılan hiçbir şey "kötü" ya da "hatalı" değildir; aksine, sentetik bir melek olmaktansa, arızalarıyla ve karanlığıyla yaşayan tam bir insan olmak, o bağın besleyiciliğini ve gerçeğe yakınlığını belirleyen yegane unsurdur.
-
Ortak Metabolizma Olarak ilişki
Gerçek anlamda varoluşun kucaklandığı bir bağda ise karşılıklı bir duygusal metabolizma çalışır. Siz karanlığınızı veya haksız öfkenizi dışarı vurduğunuzda, karşı taraf bunu kişisel bir hakaret olarak almaz; aksine o ruhsal atığı kendi geniş alanında eritip dönüştürebilir, size ayna tutabilir veya sadece şefkatle dinleyebilir. Bu muazzam bir denge mekanizmasıdır: Onun sevgisinin ve alan açma gücünün derinliği, sizin karanlığınızı ve ham hallerinizi kusma cesaretinizi besler; sizin o filtrelenmemiş gerçekliğinizi gösterebilmeniz de aradaki bağın ne kadar sahte olmadığını tescil eder.